|
|
 |
|
|
|
Eyüp'te Bir Gezinti
Perşembe pazarı,
Lenger hane (Koç Müzesi) Miniatürk, Sütlüce / Uluslararası Kongre Merkezi
(eski mezbaha), Sadabat (ve buraya dahil tüm düzenlemeler, ıslah edilen
Alibey, Küçükköy ve Kağıthane dereleri, tertemiz Haliç (yüzülen, balık
tutulan, gezileri), Piyer Loti, Teleferik (Eyüp Haliç'ten Piyer Loti
tepesine), Ferhane, Eyüp Sultan Külliyesi, Balat ve Sarayburnu, işte
sizlere Haliç'in Beyoğlu kıyı şeridinden başlayıp Kağıthane'ye, Eyüp'e,
Fatih'e ve nihayet Eminönü'ne uzanan bir şehir gezintisi...
Benim kalın çizgilerle verdiğim bu hat üzerinde son beş yılda neşvünema
bulan bir kültürel hareketlilikten söz ediyorum. İstanbul'da yeni bir
kültür havzası oluşuyor. Bu oluşuma Haliç mekanlık ediyor.
Özellikle Haliç'e kıyışı olan ilçeler içinde Eyüp bu hareketliliğin en
kesif olduğu bölge bir yandan fiziki planda şehrin (Eyüp'ü) çehresi
değişirken, öbür yandan bu beldenin soy kütüğü çıkartılıyor. Surların
dibinden başlayıp, Edirnekapı eski Eyüp bölgesi, Alibeyköy ve oradan
Kemerburgaz'a ve Karadeniz'e uzanan geniş yüz ölçümde sekiz yılı aşkın
bir süredir yapa geldiğimiz çalışmalar, tarihteki Eyüp'e tekabüliyet
arz. etmesi en büyük hedefimiz. Anlayışta ve uygulamada dünle bu günü
bilimsel yöntemlerle kaynaştırmanın "yordamını" bulmaya çabalıyoruz.
Maalesef ülkemiz bu bağlamda örnek sıkıntısı çekiyor. "İşte örnek
şehircilik budur" (anlayış ve uygulamada) diyebileceğimiz çalışmaya
rastlayamıyoruz. Her ciddi işin bir geleneği olmalı. Biz, bizden
öncekilerden bir şeyler alıp onu hall-u hamur edip, kendimizden bir
şeyler katip yarınlara bırakabilmeliyiz. Böyle olmalı ki şehircilikte
bir gelenek, bir anlayış oluşsun. İşte bu olmadığı / olamadığı içindir
ki bizler biraz da el "yordamı" ile ilerliyoruz.
İşin bu safhasında mevzuat, siyasal , sosyal ve iktisadi şartları öne
sürerek ne yapalım efendim vaziyet bu anlayışına da sığınmak
istemiyorum. Ama şu bir gerçek ki günümüz şartlarında özgün ve nitelikli
ürünler ortaya koymanın bedeli oluyor. Bizler bunu yakinen yaşıyoruz.
Bunu yüksündüğümüz için değil, realiteyi vurgulamak için yazıyorum.
"Kalıcı ve örnek teşkil edici çalışmalara" imza attığımızı söyleyen
dostlara bunun bir bedeli olduğunu sadece hatırlatıyoruz. Yeter ki bu
şehirde, bu memlekette iyi şeyler olsun. Bedeller ödenir.
Ülkemizin seçkin mimarlarından Prof. Dr, Nezih Eldem hocamızın
öncülüğünde yürüttüğümüz çalışmalarda geldiğimiz nokta "tamam" noktası
olmasa bile hedefimize yakın durmakta. Ama şu var ki daha yapacak çok
şey var Eyüp'te.
Buyıl VI.sını yapacağımız Eyüp Sempozyumu'nda Eyüplü meşhurlardan
sadece ellisini konuşacağız. Diğerlerini 2004'e yani VIII. Sempozyuma bıraktık. V.kitapla karşınızdayız. Hem toplantılardaki olgunluk, hem de
kitaplardaki zenginlik ödemekte olduğumuz bedele değecek nitelikte
olduğunu ortaya koyuyor.
Beş cilt eser... 2500 sayfaya yaklaşan hacim. 200 konu. 200 tebliğci.
3000'e yakın görsel malzeme. Adeta bir külliyat. Bütün bunlar değerli
bilim adamı ve ve araştırmacılarımızın yoğun gayretleri île
gerçekleşiyor. Hedefimiz belli. Medeniyet Dün büyük medeniyetin
verimleri ne ifade ediyorsa bugün de bizim için aynısını ifade ediyor.
Dünyaya ve olaylara medeniyet olgusuyla yaklaşılmadığı sürece ne fert
olarak ne de toplum/millet olarak dünya sahnesinde kıymeti harbiyemiz
olabilir.
Anlatıyoruz, yazıyoruz. Devamı geliyor, bitecek gibi değil. Mala
basındayız. Sürekli Eyüp'ü keşfediyoruz. Uzun, meşakkatli ama
gönendirici bir yolculuğa çıktık hep birlikte. Eyüp'te her adım atışta,
her bir izlekte yeni, farklı nitelikli ama özgün kültürel mirasla
karşılaşıyoruz. Biz kendiyi sine yaklaştıkça Eyüp'te bize açılıyor, O
açıldıkça biz seviniyoruz,
Ülkemizin her bir yöresine ait bu tür çalışmaların elması temennimiz.
Oluyor da. Ama Eyüp'le ilgili yapılanların bir farklılığı taşıdığı hemen
görülüyor, Eyüp farklı. Dolayısı ile burada bulunacaklar da farklı, işte
biz sizleri bu farklı dünyaya davet ediyoruz,, ilerleyen sayfalarda
Eyüp'te seyri-ü cevelan ederken aynı zamanda görkemli medeniyetimizin
ilk yerleşim yeri olan Eyüp'ü de tanımış oluyoruz.
Ben diyorum ki bu tanışıklık kitabı olsun. Ama orada kalmasın, buyurun
Eyüp'ü daha yakından tanıyın. Eyüp'ü ziyaret edin. Göreceksiniz ki
kaybettiğimiz güneş avuçlarımızın içinde.
Evet ne demişler "Bulanlar arayanlardır." Ben tekrar tebliğ sahibi
değerli hocalarıma ve araştırmacı dostlarıma şükranlarımı arz ederken
emeği geçen herkesi burada bir defa daha kutluyorum.
Yeni toplantılar ve kitaplarda buluşabilmek umudu ile saygılar
sunuyorum.
Ahmet GENÇ
Eyüp Belediye Başkanı
|