Ana Sayfa
Sempozyum I
Sempozyum II
Sempozyum III
Sempozyum IV
Sempozyum V
Sempozyum VI
Sempozyum VII
Sempozyum VIII
Sempozyum IX
Seçme Metinler
Tarih
 
 

Tebliğleri Okuyabilmeniz için bilgisayarınızda Acrobat Reader - PDF Kurulu Olması Gerekir

 
Acrobat Reader Kurmak için Tıklayanız

 
 
 
 

 

10. YIL
 

Barışın değil savaşın konuşulduğu, havanın kursun gibi ağır olduğu bir atmosferde insanlığa ve geleceğine ilişkin "güzel" sözler sarf edebilmek ne kadar güç...Evrensel insanlık değerlerinin dünyanın her bir köşesinde "vazgeçilmezler" olarak kabul edildiği bir gelecek ütopyası" şimdilik zor görünse de, insana ve insanı eşref-i mahlukat olarak Yaradan'a olan sarsılmaz inancımızla diyoruz ki:

"Buda geçer yahu"...                                     Tarih boyuca çok önemli olayların cereyan ettiği bir coğrafyada, herhangi bir yerde yaşıyormuşçasına tavır almamız ve geliştirmemiz mümkün değil. Devletimizin, bu iklimde var olması, onun dünya devletler arenasında güçlü, kendinden emin ve merkez olma sorumluluğunu da yüklemekte. Dolayısı ile bizim bugün herhangi bir üçüncü dünya ülkesi gibi bilime / sanata / kültüre yaklaşmamız bizlere yakışan bir tavır olmasa gerek.

Bizler bu tespitten hareketle tarihimizin ve coğrafyamızın bizlere yüklediği ağır sorumluluk bilinci ile bilimsel, sanatsal, kültürel faaliyetlerimizi gerçekleştiriyoruz. Her adım atışımızda, her bir tuğlayı üst üste koyuşumuzda, herhangi bir projeyi hayata geçirişimizde şu soruyu kendimize soruyoruz: "Bugün insanlık için, aziz milletimiz için ne yaptık?" 10. yılda (hamdolsun ) bu sorunun cevabı'nın çok müspet olduğunu, gönül rahatlığı ile Eyüp'ümüze, İstanbul'u-muza, Ülkemize, insanımıza dolayısı ile tüm insanlığa iyi şeyler sunduğu muzu müşahede ediy­oruz. Dolayısı ile insanımızın ve insanlığın huzuruma sunduğumuz her hayırlı hizmetin Hak katında da zayii olmayacağına inanıyoruz.Yaşanan ağır ekonomi koşullar, hükümetlerin bir türlü dikiş tutturamayan hedefleri, yapılan genel seçimler ve seçimlerle yaşanan siyasi tasfiye, yeni kurulan hükümetle belirginleşmeye başlayan toplumsal bir uzlaşma temayülleri ve ardından patlak veren savaş senaryoları...

Elbette günceli göz ardı ediyor değiliz. Zira bu memlekette, bu yöneticilerle bu yönetim biçimi ile ve bu insanlarla birlikteyiz. İşin bu kısmı bize hüzün vermiyor. Bizi ye'se düşüren husus; fertten topluma toplumdan devlete veya tersinden devletten topluma oradan ferde uzanan sinerjinin bir türlü oluşamaması. Tek tek her birimizin kaygıda, tasada, sevinçte, kıvanç­ta "Milli birlik idealinin" bir türlü müesses hak' gelmeme.si bizi üzüyor. İstiyoruz ki Eyüp'te on yıldır yakaladığımız heyecanı, yurdumuzun bütün köşesinde görebileyim, görebilelim. Bunu göremiyor olmak bizi üzüyor. Hani ne derler sevinçler paylaşıldıkça çoğalır, üzüntüler paylaşıldıkça azalır. Üzüntümü sizlerle paylaşıyorum. Tabii ki sevincimi de. İşte bu kitap ve bu kitaba hazırladığımız bu yazı Sevincimizi sizlerle paylaşılmasına vesile teşkil ettiği içinde ayrıca memnunum. Zîra sizlerle, "yazı dili" ile de olsa hasbıhal edebilmek yüreğimizdeki ağır havayı azda olsa hafifletiyor.Yazıya geçirilmemiş bilgi zamanla unutuluyor, kayboluyor gidiyor. Bugün teknik imkanlar la (Bilgisayar, Mikro film. Video v.s) her türlü faaliyet kayda geçiriliyor depolanıyor, arşıvleniyor ve insanlığın hizmetine sunuluyor. Dünyanın sayılı kültür merkezlerine bir tuşla ulaşılıyor, sayısız bilgileri edinebiliyorsunuz.

Biz bugün Eyüp'e ait bilinmesi gereken ne varsa hepsi kayda geçsin istiyoruz. Yazılı ve görsel olarak. Bu meyanda Eyüp Sempozyumları'nın münderecatında bulunan Eyüp'e ait bilgiler, tarihe bir kayıt düşmek olduğu gibi, insanlığın ortak kullanımına sunduğumuz bilgi numuneleridir diye de düşünüyoruz. İnşallah hem internet ortamında hem de tanınmış belli başlı (Ulusal/Uluslararası) Kültür Merkezlerinde Eyüp Sempozyum kitaplarımızın bulunması için çabalarımız sürmekte. İstiyoruz ki sahip olduğumuz bu güzellikler tüm insanlığın olsun. Güzeller güzeli yurdumuzun mutena bir köşesinden yaktığımız bu ışığın, yurdumuzun diğer köşelerinden yakılan ışıklarla birleşip kocaman bir aydınlığa dönüşmemesi için hiç bir neden yok. Yeter ki o malum sinerjiyi yakalamış olalım. Sizlerden istediğimiz bu kitabı (ve diğer kitapları) karanlığa karşı yakılmış bir ışık olarak kabul etmenizdir. Bu kabul sizleri ve bizleri bugünlerde (yani katı kasvetin yoğun olduğu) ayakta tutacak en güzel bir umut kaynacı olacağı kanaatindeyiz.Yine bu meyanda öteden beri bizim dile getire) iğimiz bu kanaatlerimizi teyit eden cümlelerle devam edelim;

"Türkiye'nin aydınları, ne idüğü belirsiz projelerle İslam'ı bu ülkenin ve toplumun hayatından uzaklaştırma aymazlığının son vermedikleri yani İslam bu ülkede en esaslı, en köklü, en güçlü siyasi, toplumsal ve kültürel realite olarak görünmek yerine, meşruiyeti olmayan sadece halkın vicdanlarına hapsedilen ölü, ruhsuz, anlamsız bir din olarak algılandığı sürece; Türkiye asla belini doğrultamaz ve bizi perişan eden belirsizlikleri, istikrarsızlıkları asla aşamaz ve hatta şu Anadolu coğrafyasındaki varlığım sürdürmeyi bile asla garanti altına alamaz. "'Toplumsal mutabakat veya sözleşme üzerine kurulmayan aksine böyle bir mutabakatın, sözleşmenin veya ortak aklın dayanması gereken bu topluma kimliğim, hafızasını, varlık nedenini veren bu toplumun anlam haritalarım oluşturan toplumsal, kültürel ve siyasi dinamiklerinin sürekli olarak yok sayılmaya Ve hatta zaman zaman yok  edilmeye  çalışıldığı  bir  ülkedeki  sistemin meşruiyetinin sorunlu olacağı ve bu sorun halledilmediği sürece de siyasi, ekonomik, toplumsal ve kültürel iktidar aygıtları aracılığıyla kullanılan iktidar biçimlerinin her zaman sorun üreteceği açıktır."

"Küresel sistem, küreselleşme aynı anda iki uygarlığın var olmasına imkan veremiyor, vermeyecekte. O anlamda bölgesel kazanımlar imkan dahilinde değil. Biz bugün gerçekten velut bir düşünce alanı üretemediğimiz müddetçe, yaşama modeli geliştiremediğimiz sürece, varlık alanı üretemediğimiz sürece, dünyada var olamayız. Var olabilmek için böyle bir ihtiyacın üretilebilmesi, var edilebilmesi lazım. Bu anlamda medeniyet değerlerimizi tahrip edilmemiş aslî kimliğiyle, biçimiyle örneklenmeye ihtiyacı vardır. Bu ortaya çıkarılmadığı müddetçe bizim adımıza bizim mukaddeslerimizi, değerlerimizi, tarihimizi başkaları bize öğretmeye kalkışır. Neticede biz onların öğrencileri olacağız, aydınlarımız halkın önderleri olamayacak, sadece "bir şeyin" aktarıcıları haline geleceklerdir."

"Türkiye'deki anakronik (zaman ve tarih dışına düşen) statükocu retorik ve uygulaması, Türkiye'nin yaşadığı travmaları kat be kat arttırmakta, Türkiye'de yapay sorunlar ihdas ettirmekte, Türkiye'nin zengin tarihsel, kültürel, toplumsal dinamiklerini dinamitlemekte, ülkemizin geleceği güvenle yürüyebilmesini handiyse imkansızlaştırmakta, tarih yapmış bir milletin varlığım sürdürebilmesini bile tehlikeye sokmakla ve bu durum Türkiye'nin iç ve dış politikada büyük zaaflar göstermesine yol açmakta ve Türkiye'nin imkanlarını, dinamiklerini yaratıcı şekillerde kullanabilmesin! muhal kılmaktadır." "Nihai olarak devlet ve toplum arasındaki gerilimin yatıştırılması, toplumsal ve kültürel dinamikleri eksene alan bir toplumsal mutabakatın gerçekleştirilmesi, Türkiye'nin kimlik kuzinden kaynaklanan travmanın ve özgüven yitiminin aşılması ve Türkiye'nin orta ve u/un vadede yeni bir yörünge oluşturarak yeniden tarihi misyonunu üstlenmesi ile mümkün olabilir."

Bizler bugün böyle bir anlayışla yola koyulduk, Bu yol biliyoruz ki uzun ve çileli yol. Öyle umut ediyoruz ki sonu aydınlık. Yani tünelin uçunda ışık görünüyor.                                                 Bu umutlarla tebliğ sahibi değerli hocalarıma ve araştırmacılara kitabın yayınında emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum.                  2003 yılında "Fethin 550. Yılı" başlıklı Sempozyum VII.'de buluşabilmek umudu ile saygılar su nü yom m

Ahmet GENÇ

Belediye Başkanı

 

Tebliğler                                     KB


  Altıncı_Kitap      288   
  01_Hüseyin_Algul      515   
  02_Raşit_Kucuk      109   
  03_Fahrunnisa_Kara   1.012   
  04_Erdem_Yücel      181   
  05_Azmi_Bilgin      267   
  06_Günay_Kut      438   
  07_Refik_Turan      155   
  08_Mufid_Yuksel      679   
  09_Ahmet_Turan      238   
  10_Gündegül_Parlar      558   
  10_Yıl       74   
  11_Erendiz_Özbayoğlu      495   
  12_İlber_Ortayli      342   
  13_Hüseyin_Hatemi      141   
  14_Bekir_Karliga      603   
  15_Atilla_Çetin      532   
  16_Mehmet_İbrahimgil      444   
  17_Nazif_Öztürk      427   
  18_Mustafa_Kılıç      265   
  19_Tülin_Coruhlu      247   
  20_Mustafa_Armağan      537   
  21_Belkıs_Gursoy      433   
  22_Semavi_Eyice      983   
  23_Gönül_Cantay      382   
  24_Ahmed_Güner_Sayar      263   
  25_Orhan_Okay      628   
  26_Mehmet_Doğan      669   
  27_Mustafa_Uzun      197   
  28_İsmail_Kara      266   
  29_Nejat_Eralp      516   
  30_Sezai_Gülşen      340   
  31_Selçuk_Seçkin      561   
  32_Muhammet_Doğan      717   
  33_İskender_Pala      260   
  34_Nuri_Özcan      467   
  35_Ayla_Ersoy      520   
  36_Nermin_Özer      815   
  37_Burçak_Evren      278   
  38_Mehmet_Güntekin      138   
  39_Filiz_Kılıç      324   
  40_Fatma_Turan      160   
  41_Ayşe_Ozel      192   
  42_Mehmet_Efendioğlu      159   
  43_Şinasi_Acar      335   
  44_Talip_Mert      140   
  45_Süleyman_Berk   1.253   
  46_Zübeyde_Ozsayiner      788   
  47_Recep_Akakus      338   
  48_Ali_Osman_Özcan      446   
  49_Ahmet_Kamil_Gören      325   
  50_Esma_Igus_Parmaksiz      387   
  51_Haşim_Sahin      335   
  52_Hülya_Yalcin      986   
  53_Nermin_Özcan_Ozer       72   
  54_Yasar_Bas      270   
  55_Gül_Saridikmen_Ahraz      651