Ana Sayfa
Sempozyum I
Sempozyum II
Sempozyum III
Sempozyum IV
Sempozyum V
Sempozyum VI
Sempozyum VII
Sempozyum VIII
Sempozyum IX
Seçme Metinler
Tarih
 
 
 

Tebliğleri Okuyabilmeniz için bilgisayarınızda Acrobat Reader - PDF Kurulu Olması Gerekir

 
Acrobat Reader Kurmak için Tıklayanız

 

 
 

7

İSTANBUL’UN GİRİŞ KAPISI EYÜP...

Bu yılki yazımıza son toplantı ve kitabı olması sebebi ile daha önceki kitaplarımızdan(dokuz ciltten) kısa alıntılar yaparak başlamak istiyorum. Birinci kitabımıza şöyle diyerek başlamıştık; “Son derece hızlı bir değişimin yaşandığı ülkemizde, insanlarımız gibi şehirlerimiz de hızlı bir kimlik bunalımı yaşamaktadır.islam aleminin ve Osmanlı’nın gözbebeği olan tarih kentimiz istanbul’umuzun Eyüpsultan ilçesi de bu erozyondan nasibini almıştır.Osmanlı’nın dini ve sivil mimarisinin nadide örneklerininkalıntılarını içinde bulunduran bu kutsal belde, Türklerin ilk yerleşim merkezi olma özelliğini de kendisinde bulundurmaktadır.Osmanlı ruhunun rakikliğini, nezafetini, zerafetini tüm eserleriyle yaşatan ve yansıtan Eyüpsultan…içine girildiğinde insana huzur ve mutluluk bahşeden, çıkıldığında ise hasret ve özlem veren Eyüpsultan….Bizler tarihten bugüne kalan bütün eserleriyle Eyüpsultan’ı yenidenOsmanlı kenti haline dönüştürürken, insanımıza da ecdadımızı tanıtmakistedik.Bu anlamda ümit ediyoruz ki, belediyemiz yayını olan bu güzel eseriokuyarak Eyüpsultan’ı daha çok sevecek, geçmişe daha çok sahip çıkacaksınız.Bubelde-i tayyibede yaşamanın ayrıcalığını tadacaksınız.

Bu kıymetli eser otuza yakın araştırmacı ve ilim adamımızın  I. Eyüpsultan Sempozyumunda sunmuş oldukları tebliğlerinden bir demettir.Bu nadide GÜLDESTE’yisizlere bir kitap halinde sunmanın mutluluğunu yaşıyorum”.ikinci cildimizde şöyle demiştik; “Eyüpsultan, istanbul’umuzun giriş kapısıdır.Taşıdığı misyon itibariyle kültürümüzdeönemli bir semboldür.Bizim medeniyetimiz, istanbul’la Eyüpsultan’da buluşmuştur…Gerçekleştirdiğimiz sempozyum ve (onun kitabı) sadece bir semtin tarihineiçin değil,genel anlamda şehir tarihçilerinin,istanbul tutkunlarının, Osmanlı-Bizans,Genel-Türk Tarihi araştırmacılarının da her zaman başvurma ihtiyacı duyacakları bir köşetaşı olacaktır.”“Bizler sempozyumu “ yukarıda zikrettiğimiz gerekçelerle” yaptık.Artık bu güzeltoplantıda sunulan tebliğlerin yer aldığı kitapla karşınızdayız.inşallah, her biribir diğerine rüçhaniyet arzetmeyen çok değerli tebliğler ve bunlarla ortaya konandüşünceler, çoraklaşan ülkemiz kültür iklimine (inşallah) bir çiğ tanesi gibi düşer.Çiğ tanelerinin bir dere, bir akarsu, bir nehir olup, denize oradan da okyanusa dökülmeyeceğini kim söyleyebilir?” Üçüncü kitabımızda cümlelerimizi şöylece kurmuştuk; “Şu anda ihtiyacımız olan şey, tarihin zenginliklerinden beslenen, geleneği kritik ederek devam ettiren, evrensel olana katılmaya ve ona yeni unsur ve boyutlarkatmaya hazırlanan bir Türkiye var. Bu ülke toprakları üzerinde, Roma, Bizans ve Türk-islâm medeniyetlerinin kültürel etkilerini hala görmek mümkündür. Böylesine büyük bir zenginliği dünya ile paylaşmak ayrıcalıklı bir gururdur. Türkiye Cumhuriyeti’nin sadece bir ilçesi olan Eyüp’ümüz, bütün bu değerleri içinde yaşatan tarihi bir kentimizdir. Değerlerimizi ülke ve dünya insanıyla paylaşmayı arzuladık. Onun içindir ki, kırkın üzerindeki bu heyet-i ilmiyyenin katılıp ve takdim etmiş oldukları bildiriler daha da önem kazanmaktadır. Dünya kültür havzasına hangi ülke, kültür değerlerini en iyi şekilde takdim ederse hiç kuşkusuz kültürel etkiyi de o ülke elinde tutacaktır.” Dördüncü ciltte şunları dile getirmiştik;“işte biz dört yıldır Eyüp’te bu soruları soruyor, cevaplar bulmaya çalışıyoruz. insanların yeryüzündeki en büyük tecrübelerinden sayılan islam medeniyeti, Roma (ve Bizans) Medeniyeti, Mısır Medeniyeti, Yunan (Helen) Medeniyeti üzerine yoğunlaşan diri ve dolu beyinler önümüze çok zengin harita ve halitalar sunuyorlar. Tarih, sanat, kültür,medeniyet üzerine beyin fırtınaları estiriyorlar.” “21.Yüzyılda rotamızın ne olacağı, biz kimiz,nereye aitiz, nereye gidiyoruz?” Sorularına, yeni sorularla ama cevaplarını da sunarak eklemeler yapıyorlar.Konuşan,yazan, tartışan, paylaşan ve üreten insanlar olarak, ülke insanımızın beğenilerine“numune-i intisal” sunuyorlar. Zengin tarih birikimi ve donanımına sahip ülkemin insanı o büyük sağduyusu ve hassasiyeti ile kendine uzatılan “dostluk elini” saygı ve sevgi ile kabul ediyor. Ve ben bütün bunların gerçekleşmesinde küçük bir katkısı olmuş birisi olarak müthiş heyecan ve keyif duyuyorum.

    Beşinci Sempozyum kitabında şunları demiştik;“Beş cilt eser…2500 sayfaya yaklaşan hacim. 200 konu. 200 tebliğci. 300’e yakın görsel malzeme. Âdeta bir külliyat. Bütün bunlar değerli bilim adamı ve araştırmacılarımızın yoğun gayretleri ile gerçekleşiyor. Hedefimiz belli. Medeniyet. Dün büyük medeniyetin verimleri ne ifade ediyorsa bugün de bizim için aynısını ifade ediyor. Dünya ve olaylara medeniyet olgusuyla yaklaşılmadığı sürece ne fert olarak ne de toplum / millet olarak dünya sahnesinde kıymeti harbiyemiz olabilir.” “Anlatıyoruz yazıyoruz. Devamı geliyor, bitecek gibi değil. Hala başındayız. Sürekli Eyüp’ü keşfediyoruz. Uzun meşakkatli ama gönendirici bir yolculuğa çıktık hep birlikte.

  Eyüp’te her adım atışta, her bir izlekte yeni, farklı ama nitelikli ama özgün kültürel mirasla karşılaşıyoruz. Biz kendisine yaklaştıkça Eyüp’te bize açılıyor. O açıldıkça biz seviniyoruz.”Altıncı cildimizde şunları dile getirdik; “Yazıya geçirilmemiş bilgi zamanla unutuluyor, kayboluyor gidiyor. Bugün teknik imkanlarla (bilgisayar, mikro film, video v.s)her türlü faaliyet kayda geçiriliyor depolanıyor, arşivleniyor ve insanlığın hizmetine sunuluyor.

    Dünyanın sayılı kültür merkezlerine bir tuşla ulaşıyor, sayı sız bilgileri edinebiliyorsunuz.” “Biz bugün Eyüp’e ait bilinmesi gereken ne varsa hepsi kayda geçsin istiyoruz.Yazılı ve görsel olarak. Bu meydanda Eyüp Sempozyum’larının münderecatı nda bulunan bulunan Eyüp’e ait bilgiler, tarihe bir kayıt düşmek olduğu gibi, insanlığın ortak kullanımına sunduğumuz bilgi numûneleridir diye de düşünüyoruz. inşallah hem internet ortamında hem de tanınmış belli başlı (ulusal/uluslararası)kültür merkezlerinde Eyüp Sempozyum kitaplarımızın bulunması için çabalarımız sürmekte. istiyoruz ki sahip olduğumuz bu güzellikler tüm insanlığın olsun.” “Güzeller güzeli yurdumuzun mûtena bir köşesinden yaktığımız bu ışığın, yurdumuzun diğer köşelerinden ışıklarla birleşip kocaman bir aydınlığa dönüşmemesi için hiçbir neden yok. Yeter ki o malum sinerjiyi yakalamış olalım. Sizlerden istediğimiz bu kitabı (diğer kitapları) karanlığa karşı yakılmış bir ışık olarak kabul etmenizdir. Bu kabul sizleri ve bizleri bugünlerde (yani katı kasvetin yoğun olduğu) ayakta tutacak en güzel bir umut kaynağı olacağı kanaatindeyiz.” Yedinci kitapta şunları ele almıştık; “Belediye’mizin 1997 yılından beri düzenlediği, bu yıl yedincisi yapılan ve kitaplaştırılan Sempozyumlar tarihimize ve kültürümüze sahip çıkma açısından çok önemlidir.

   Değerli ilim ve kültür adamlarımızın katılımıyla gerçekleştirilen bu SempozyumlardaEyüp’ün meseleleri masaya yatırılarak tartışılıyor. Sayısı yüzleri bulantebliğler sayesinde zengin bir çeşit envanter ortaya çıkıyor ve tarihi değerler kaydageçiyor. Sunulan tebliğler kitaplaştırılıyor.

  Sempozyumlar bazı yıllar özel bölümler halinde hazırlandı. 1999 yılında (dördüncüsü) Osmanlı Devletinin Kuruluşunun 700. yılın’a tahsis edildi. 2002 de yapılan (altıncısı) Eyüp’lü Meşhurlar’a ayrıldı. 2003’te yapılan (yedincisi) istanbul’un fethi’nin550. yılın’a ithaf edildi.Sempozyumlar tertip edilirken, her yıl klasik ve modern tarzı içren üsluplarda birçok sergi açıldı. Hat, Tezhip, Ebru, Fotoğraf, Gravür, Kartpostal, Resim gibi. Nerede ise toplantılarla özdeş hale gelen sergiler Türk Kültürü ve Sanatı’na da katkı olarak nitelendirilebilir. Sempozyum kitaplarımız Kültür/Sanat/Bilim dünyamızda bir köşe taşı niteliğinde olaraktan yerini alırken bu anlamda çalışma yapacaklara da numune teşkil edeceği kanaatindeyiz. Bir benzetme yapılacak olursa; şayet Eyüp yansa yıkılsa tarumar olsa, bu mübarek ve muazzez beldeyi yenibaştan kurmak için elimizde belge, bilgi ve dokümanlar mevcut olmalı. işte bu anlamda Sempozyum metinleri Eyüp’ün geleceğine atılmış sağlam temeller olarak değerlendirilebilir.

  Ülkemizin saygın kuruluşlarından, üniversitelerden örneğin Yıldız Teknik, Hacettepe,Bilkent, i.T.Ü, Mimar Sinan, Marmara, Kültür, istanbul Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, 100.Yıl Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi, Uludağ Üniversitesi, Galatasaray Üniversitesi’nden birçok bilim adamı katıldı. Gazeteci, yazar, araştırmacı, sanatçı bu çalışmalarda yer aldı. Dolayısıyla yedi ciltlik Sempozyum kitapları aynı zamanda ülkemizin birikimini yansıtmakta. Semavi Eyice, ilber Ortaylı, Zeynep Ahunbay, iskender Pala,Harun Batırbaygil,Gündüz Gedikoğlu, Burçak Evren, Örcün Barışta, Harun Karpuz, BahaTanman… gibi simaların yazılarının yer aldığı kitaplarımız; diğer yönden de; nitelikli kamu ve özel kuruluşların ülkemiz de az da olsa var olduğunu ve bunun yanında ülkemizde dünya çapında bilim adamı var olduğu gerçeğini de ortaya koymaktadır. Biz çıtayı sürekli yüksek tuttuk. Hem organizasyonlardaki kalite, hem de yayınlarımızdaki nitelikle ülke standartlarını zorlamakla yetinmedik. Kitabi olan bilgi, belge ve dokümanlarısanal ve dijital ortama taşıdık. Yayınladığımız tüm Sempozyumkitaplarını CD ortamına taşıdık. Hem Belediye web sitemizde, hem de sizlere sunduğumuz CD’lerle Eyüp’e ilişkin çok değerli bilgilere kolayca ve kısa yoldan ulaşabilirsiniz.

  Bizler Eyüp’e ait her adım atışımızda attığımız adımın, Eyüp’lülük bilincimize ne kattığını, ve ne katacağı düşündük.İstedik ki Sempozyum kitaplarımız, Eyüp’te yaşayan aziz Eyüplü hemşehrilerimizden başlayarak, istanbul’umuza, ülkemize hatta tüm dünyaya EYÜP GERCE⁄iNi anlatır. Dolayısıyla bizim ve hepimizin gündeminde “Eyüp Gerçeği” sürekli olarak kalır. Bu bağlamda Eyüp Sempozyum metinleri özgün, kalıcı ve yerli muhteva ve motişeri içermesi hem yerel hem de evrensel olarak kapsamakta dolayısı ile bu ülkede ne, nasıl yapılmalı sorusuna net bir cevap teşkil etmekte.Sevgili Eyüplüler bütün istanbul’u bir yüzük kabul etsek, Eyüp o yüzüğü taçlandıran ve anlamlı kılan yakuttan bir taç gibidir. Medeniyet paydasına katılmış nice güzellik istanbul mahreçlidir. istanbul ve Eyüp medeniyet ana fikrimizin mekan tutmuş hali gibidir. Eyüp’te var olan değerleri ifade ettiği büyük potansiyeli ile günümüzün uygarlık yarışında hak ettiği yere taşımak için yeni bir dönem daha bizi bekliyor.

  Bunu için 2023 Eyüp için öngördüğümüz büyük dönüşümü yakın, orta ve uzun vadeli projelerle oluşturmuş bulunuyoruz. Bu projeler, zihnimizdeki modern ve yaşanabilir.Eyüp tasavvurunun deyim yerindeyse prototipidir.” Sekizinci Sempozyum sunuş yazısında şöyle demiştik; “Özetle Türkiye’nin de, bölgemizin de gerçek anlamda siyasi,askeri,ekonomik ve kültürel özgürlüğüne kavuşabilmesi, zengin insan ve özellikle de doğal kaynaklarını bizzat bölge halklarının kullanabilmesi Türkiye’nin medeniyet misyonu projesini hayata geçirmeye başlamasından geçiyor. Artık ayaklarımızı yere basmasını öğrenmek ve tarihte tatile son vermenin ve tarihi özne olarak bizim yapmamızın yollarını araştırmak zorundayız. Bunun anahtarı, Türkiye’nin medeniyet misyonunu üstlenmesi ve yeni bir yörünge oluşturmasıdır. Son cümleden hareketle bu sene (Mayısta) yaptığımız VIII. Sempozyum’un metinlerive bu metinlerin kitaplaştırılması bizim yukarıda bahis konusu ettiğimiz medeniyetbağlamında hangi düzlem ve izlek üzerinde olduğumuzu ortaya koymaktadır.Sekiz yıldır 400’e yakın tebliğ ile (8 cilt kitap) Eyüp’ün Tarihi, Kültür ve Sanatını enine- boyuna masaya yatırıp didik didik ediyoruz. istiyoruz ki Eyüp’te bilinmedik bir şey kalmasın. Bunun ne denli zor olduğunu bildiğimiz gibi, zora talip olmanında ne kadar netameli bir şey olduğunu elbette bilmekteyiz.”Geçen yıl dokuzuncu kitabımızda ise şunları vurgulamıştık; “Bizim dünyaya yeniden esaslı şeyler verebilmemizin yegâne yolu, köklü bir ruh ve ahlak medeniyeti olan islâm medeniyetini yeniden hayata geçirecek bir özgüvene ve donanıma sahip olmamızdan geçiyor.

  Pergelin sabit ayağını islam’a basmamız ve pergelimizi şaşırma gaşetine düşmememiz gerekiyor. Kültürde, sanatta, düşüncede, siyasette eğer dünyaya eğer dişe dokunur bir şeyler söyleyeceksek bunun tek yolu iddia sahibi olmaktır. Bizim iddia sahibi olmamızı mümkün kılabilecek tek şey islam’dır.”“Evet bu genel değerlendirmelerden sonra geçtiğimiz yılın genel havasını yansıtan konu akışı ile yazımızı sürdürcek olursak; ülkemizdeki kültürel deformasyonun önüne geçmek için çok acil önlemler gerekiyor. Resmi ve özel kurumların,hatta gücü ve aklı yeten herkesin ve her kurumun acilen bu hususta “yerli” bir duruş sergilemesi gerekiyor. Zira bu gidişat sürer ise, üzerinde yürüdüğümüz topraklar ve zeminin “kayganlaşması” uzak bir ihtimal olabilir.”“işte bizler bu anlayışla ve bu minval üzere bu ülkenin sesini, rengini, kokusunu güçlü bir avaze ve sayha gibi harşerden kurulu binlerce cümleyle, çürümenin önüne geçsin diye siper ediyoruz. Ciltler dolusu yayını bu anlayış üzere ebediyete yazılmış birer mektup addediyoruz ve medeniyet dirilişine temel teşkil etmesini umuyoruz.”

  Bütün bu kısa ve genel değerlendirmelerden sonra (ülkemize ve dünyaya ilişkin) şu söylenebilir; ülkemizin ve insanımızın siyasette, dış politikada, ekonomide,sanatta, bilimde, edebiyatta, kültür alanında sosyal hayatta çevresi için; hatta bütün dünya için bir cazibe merkezi olmasının mümkün olduğu , bizim Eyüp’te verdiğimiz “dünya standartındaki” katkı ve daha nicelerinin “Büyük Türkiye” için sağlam zeminler teşkil ettiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.10 yıldır yapageldiğimiz bu çalışmalarımızın özü, tarihiyle ve değerleriyle barışık, bugünü geleceğe taşımaktı.Ve bugün gayemize ulaşmanın mutluluğunu taşıyoruz. fiüphesiz gelecek nesiller bu çalışmalarımızın değerini daha iyi idrak edeceklerdir.

  Dünyanın merkezi Türkiye, Türkiye’nin kalbi istanbul’da atıyor. Ve Eyüp İstanbul’un giriş kapısı olarak yeni, yepyeni fetihler müjdeliyor.

  Bizleri 10 yıldır çıktığımız zahmetli ama bereketli yolculukta yalnız bırakmayan tüm dostlara başta; Prof.Dr. Örcün Barışta ve Gündegül Parlar Hanım olmak üzere 500 e yakın katılımcıya (bilim/sanat/kültür/medya camiası) şükranlarımı sunarkenmesai arkadaşlarıma da bu yorucu uğraşlarda gösterdikleri özveriden dolayı tekrar teşekkür ediyorum. Yeni ve farklı çalışmalarda bulunmak ümidi ile saygılar sunuyorum.

Saygılarımla...

                    Ahmet GENÇ
                 Eyüp Belediye Başkanı

Katılımcılar                                    KB


 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
01_İrfan ÇALIŞAN-1
01_İrfan ÇALIŞAN-2
02_Prof. Dr. Semavi EYiCE
03_Prof. Dr. Örcün BARIŞTA
04_Gündegül PARLAR
05_Yrd. Doç.Dr. Mesude HÜLYA
06_Necdet SAKAOĞLU
07_S. Faruk GÖNCÜOĞLU
08_Doç. Dr. Bilal KEMİKLİ
09_Prof. Dr. Gönül CANTAY
10_Prof. Dr. Erol GÜRDAL
11_Prof. Dr. Zekiye YENEN
12_Y. Mim. GÜLNUR
13_Ahmet Bilgin TURNALI
14_Dr. M. Sinan GENİM
15_Ayla Ayyıldız POTUR
16_Ahmet BAYINDIR
17_Dr. H. Fahrünissa KARA
18_Nejat ERALP
19_Prof.hc. Uğur DERMAN
20_Dr. Candan NEMLİOĞLU
21_Dr. Z. Cihan ÖZSAYINER
22_Yrd.Doç.Dr.Tosun YALÇINKAY
23_Dr. Süleyman BERK
24_Prof. Dr. Yakup ÇİÇEK
25_Prof. Dr. Atilla ÇETİN
26_Dr. Yaflar KALAFAT
27_Talat KOÇAK
28_ Şefaattin DENİZ
29_Dr. İlhami YURDAKUL
30_Ahmet Semih TORUN
31_Prf.Dr.Mahmut H. ŞAKİROĞLU
32_Yrd. Doç. Dr. Naci ŞAHİN
33_Yrd.Doç. Dr.Ahmet YARAMIŞ
34_Mustasfa ARMAĞAN
35_Mehmet Nuri YARDIM
36_Hülya YALÇIN
37_Dr. H. Mahmut YÜCER
38_Av. Sedat BALKAN
39_Yrd. Doç. Dr Mustafa GÜLER
40_Prof. Dr. Nazif GÜRDOĞAN
41_Yrd. Doç. Dr. Yıldız AKSOY
    660   
  370   
    697   
 1.133   
    424   
    928   
  240   
    514   
    295   
    434   
  359   
  1.249   
  2.731   
  835   
  493   
  998   
  477   
  1.161   
  546   
  896   
  693   
  757   
    398   
    510   
  494   
    283   
  289   
  426   
  518   
  261   
  759   
  609   
  297   
  421   
  359   
  451   
  5.098   
  720   
  541   
    1.871  
  171   
    2.617